Bir Karakter Yaratmak

Konstanstin Stanislavski·14 quotes

>

Olgunluk, sana verilen oyun alanını kabul etmekten başka bir şey değildi. Bir akrobatın, salto mortale’den (ölüm atlayışı) ya da başka tehlikeli bir gösteriden önce bir an dikkatsiz davranması çok zararlı sonuçlar doğurabilir.Böyle anlarda kararsızlığa yer yoktur, akrobat hiç düşünmeden kendini şansın ve becerisinin eline kapıp koyvermelidir. Ne olursa olsun atlamalı, yapacağını yapmalıdır.

>

İster ses, ister çizgi ya da hareket olsun, sanat, bu kesintisiz çizginin var olduğu anda belirlenir. Müzik yerine, yalnızca seslerin, noktaların kesik kesik, kopuk kopuk çıkarıldığı; bir desen yerine ayrı ayrı çizgiler ve noktalar oluşturulduğu; eş güdümlü hareket yerine bir takım kasıntılı sarsıntıların kendini gösterdiği yerde ne müzik, ne şarkı ne desen veya resimden, ne de danstan,mimariden, heykelden en son olarak da dramatik sanattan söz edilebilir.

>

Jestler aslında duruşla, kendisine sergileme yoluyla güzelliklerini gösterme merakında olan oyuncuların başvurdukları klişelerdir.

>

Yaratma, ölümsüzlük içindir.

>

Evreni nasıl atomlar oluşturmaktaysa, tek tek sesler de sözcükleri, sözcükler düşünceleri, düşünceler sahneleri, sahneler perdeleri, hepsi birlikte insan ruhunun trajik yaşamını - söz gelimi Hamlet’i, Othello’yu-kucaklayan büyük bir piyesin içeriğini oluşturmaktadır. Nice nice seslerden örtülü kocaman bir senfoni!

>

Bozuk düzen konuşmamız aile çevremizde, günlük yaşamımızda bağışlansa bile, böyle bir konuşmayla sahneye çıkıp özgürlükten, ideallerden, katıksız aşktan söz etmeye kalkınmak hem saygısızlıktır, hem de gülünçtür. Harfleri, heceleri, sözcükleri insan durup dururken uydurmuş değildir; bunları ona güçlükleri, tepkileri, doğanın kendisi, zaman ve çevre esinlemiş, gereksinim olarak duyurmuştur.

>

Anlatımlı sözcük adlı kitabında Volkanski, “Ünlüler bir nehirse, ünsüzler de o nehrin kıyı setleridir, taşkınlıkları önlemek için bu setleri güçlendirmek gerekir” demiştir.

>

Gençliğinizi, okul yıllarınızı çarçur etmeyin; her ikisinden de alabileceğiniz verimin en çoğunu alabilmek için çaba gösterin. Bu yıllarda, bu günlerde, burada, şimdi yapılması gerekeni yapmazsanız, gelecekte hiç yapamayacaksınız; bundan doğacak eksiklik de sahne üzerindeki yaratıcı çalışmalarınızın her adımında sizi engelleyecek, tökezleyecektir.

>

Başkasına ilişkin sözlerin içini gereken duygu, düşünce ve imgelerle doldurduğun zaman, o sözler senin olur, senin kendi sözlerin olur; böylece de, karısı tarafından terk edilen İvan İvanoviç ile Peter Petroviç’in kimliklerini, nerede, nasıl yaşadıklarını, aralarındaki ilişkiyi bilmekte güçlük çekmezsin. Bu kişiler ancak o zaman sana bir gerçeklik kazanırlar.

>

“Eylem-gerçek; belli bir amaca yönelik üretken eylem, yaratıcılıkta olduğu kadar konuşmada da en önemli etmendir. Konuşmak eyleme geçmektir. Bu eylem bizi belli bir amaca yöneltir. İçimizde gördüklerimizi başkalarının zihnine aktarmak.

>

Vurgu, işaret eden parmaktır. Vurgu, bir tümcedeki anahtar sözcüğün öteki tümcelerden seçip ayırır. Böylece, seçilip ayrılan sözcükte bu alt metinin özünü, ruhunu, doruk noktasını buluruz.

>

Sanat, güzellik ve soyluluk yaratır; güzel ve soylu olana da çekicilik gücü vardır.

>

Gerçek rahip, yönettiği ayinin her anında, mihrabın varlığının bilincindedir. Gerçek sanatçı da tıpkı onun gibi, tiyatroda bulunduğu sürece sahneye karşı aynı tutumu almalıdır. Bu duygulardan yoksun bir sanatçı hiçbir zaman gerçek bir sanatçı olamaz.

>

Der ki Puşkin, oyuncunun işi duygu yaratmak değil, yalnızca gerçek duyguların kendiliğinden doğmasını sağlayacak belirli koşulları yaratmaktır