Milli Şefin üniversitede söylediği nutukta kalabalık olmayan, büyük teknik marifetleri bulunmayan, milletlerin, en büyük silahı, birliktir dediler.
CHP’deki büyük kavga
·11 quotes
Yurtta Sulh Cihanda Sulh gibi sözlerle harp severlik cephemizi zayıflatmamalıyız.
Elde ne kadar efret ve hayvan varsa, hemen hudutlara sevk edildi. Fakat o kadar hayvanın sürülerle cepheye sevki, onların barınması ve iaşeleri noktasından tamamıyla hazırlıksız bulunduğu için, felaketlere sebep oldu. Bilhassa Anadolu’nun ortasında, Doğu’ya doğru hemen ilk senede yenecek hayvanat da ortadan silinmiş oldu.
Görülüyor ki, şimdiye kadar tarih-i siyasilerden öğrendiğimiz usüller, şimdi yeni bir şekil almıştır. Eskiden daha evvel sözleşme, ahitleşmek, müttefikleri birleştirmek, mukabil yardımlar temin etmek esasları üzerine kurulan antlaşmalar ittifaklar, tamamıyla şeklini değiştirmiş, yani politika oyunu dediğimiz oyuncak haline gelmiştir.
Zaten milli emeller şu veya bu şahsın zerk ettiği mefkureler değildir. Bilhassa asrımızda iktisadi ve siyasi zaruretlerin neticesidir.
Tabii, evvela fikirlerini matbuata sokuyorlar; Halk ? okuyan Efkar-ı Umumiyye oluyor. Ve nihayet günün birinde hükümetin siyaseti oluyor.
Mesela İstanbul’daki hastanelerin etrafında ahşap evler hala duruyor. Gelenler belki insani hareket ederler, ne kadar insanı hareket edeceklerini de biliyoruz ya! Fakat insani de olsa, bu evlere gelen bombalar hastaneyi ve hastaları yakacaktır.
Zira bir parti Mebusu, siyasi yazılarında kendi partisinin esas düşüncelerinden çıkmış olamaz! Aksini düşünürsek mesele daha ziyade çetinleşir.
Daha cihan harbinde bile bize tayyare topları gelmiştir. Fakat Irak’ta bir tane tayyare düşüremedik. Bize 55’lik Obüsler geldi. Almanlar kullandıkları zaman da düşmanın cephaneliklerini berhave ettik. Onlar gittikten sonra, biz de attık fakat lazım geldiği kadar randıman alamadık.
Onlar asla Mehmet muharebeye gittiği zaman, maaş istemez. Mehmet’in sırtında bir şey yoktur. Köye döndüğü zaman bizden rütbe istemeyen Mehmet’in sırtında mintanı yoktur. Ben ona kumaş giydirelim demiyorum. Niçin lüks makamlar için 10-20 bin liralık daireler tutulmuştur. Osmanlı Devrinde bu kadar bina mı vardı? Ben bir kumandan sıfatıyla, vakit vakit düşündüğüm zaman da benim emrimde donanları hatırlayarak müteessir oluyorum ve bunun tekrarına mani olmak için de buradan bağırıyorum.
Sarıkamış muharebesi bundan kaybolmuştur. İki kolordumuz dağlarda donmuştur. Çünkü ne elinde eldiven, ne arkasında yünlü yoktu. Bir avuç Rus, iki kolordumuzu mahvetti. Diyarbakır’da ikinci kolordu donmuştur. Karlar içinde ölüleri ben toplattım. Gayri ihtiyari ağladım. Çünkü alaylarda dört zabitle yirmi nefer kalmıştı!