Epik Tiyatro

Bertold Brecht·6 quotes

>

Herkes Delacroix’inin tablolarıyla Rimbaud’nun Bateu İve’indeki ikinci İmparatorluk döneminin sömürgeciliğe yönelik çıkarlarının sergilendiğini görecektir. Hatta bunun için güçlü bir kanıt verebilir, örneğin Batea ive ile Kipling’in Ost und West baladını karşılaştırdık mı, on dokuzuncu yüzyıl ortasındaki Fransız emperyalizmi ile on dokuzuncu yüzyıl başındaki İngiliz emperyalizmini birbirinden ayıran noktaları güçlük çekmeden saptayabileceğimizi söyleyebiliriz.

>

Ne var ki, özellikle en ussal oyunlarımızdan olan öğretici oyunlar, hepsinden çok duygusal (emasyonel) ögeleri içermekteydi. Bana sorarsanız, çağdaş yapıtların büyük bir bölümünde ustan kopuşun yol açtığı duyhusal bir gerileyişten ve ussal’ın güçlenmesinden ötürü de duygusal ögede bir rönesanstan söz açabiliriz. Böyle bir sava şaşacaklar, duygu konusunda düpedüz geleneksel doğrultuda düşünenler olacaktır yalnız. Duygular her zaman, kesinlikle belirli sınıfsal temele dayanır; dışavurum biçimleriyle her defasında tarihsel, lendine özgü, sınırlı ve bağımlıdır. İnsanların tümüne özgü değildir asla ve zamandan bağımsız bir nitelik taşımazlar.

>

Her ileri adım, çok önceki ileri bir adımı geçersiz kılar çünkü, geride bırakır, uzaklaşır ondan, yani üzerinden atlayıp geçer, ama aynı zamanda ondan yararlanır ve kimi bakımından, yol açtığı sonuçlarla realitede varlığını sürdüğü gibi bilgilerinde ileri adım olarak yaşayıp gider.

>

Bir oyuncuyla sahnede canlandırmaya kalktığı Alman İmparatoru’nun baş avukat aracılığıyla yolladığı protestoya karşılık Piscator acaba kendileri sahneye çıkmazlar mı diye sormakla yetinmiş, adeta imparatoru tiyatro için angaje etmek istemişti.

>

Celal Bayar Anarşik bir üretim sürecini yaşayan burjuva toplumu, ancak felaket çaldı mı kendi devrinin yasalarını Marx’ın dediği gibi, başının üzerindeki tavanın çatırdayıp çökmesinden sonra bir yer çekimi yasasının varlığını öğreniyor. Ancak, felaket tek başına hiç de iyi bir öğretmen değildir.

>

“Ozanın sözü” ancak gerçekliği ölçüsünde kutsaldır ve tiyatro ozanın değil, toplumun hizmetindedir.