Fuenteovejuna

Maria Jesus Horta·5 quotes

>

Ortaçağ’da askeri tarikatlar 11. yüzyıldan itibaren kurulmaya başlamıştır. Bunlardan Aziz Yuhanna Şövalyeleri ve Tapınak Şövalyeleri gibi ilk ortaya çıkanlar, I. Haçlı Savaşı’ndan sonra Kudüs’te kurulmuşlardır. Göreve gelmeleri için Papa’dan onay almaları gerekmektedir; bu da yüksek otoritenin sivil değil, dini olduğunu gösterir. Her tarikat, seçildiği andan ölümüne kadar danışmanları ve Genel Kurul ya da tarikatın ileri gelen üyelerinden oluşan bir grup ile birlikte görev yapan bir Büyük Üst tarafından yönetilmiştir. Onun hemen altında, bir tür yardımcı üstat görevi gören Başkomutanlar yer alır. Bunlar, her krallıkta gücü elinde bulunduran kişilerdir.

>

Sunuş Lope de Vega, bu tiyatro eserini yazarken 1572 yılında Galatrova tarikatı üyesi tarih Francisco de reader y Andreode tarafından Kastilya askeri tarikatları üzerine yazılan kronikleri temel almıştır. Bu kroniğe göre kumandan sapkın, tiran ve ahlaksız biridir ve Prenses Juana’yı desteklemektedir. Ancak, Fernan Gomet’in çağdaşları olan ve kumandanı yaşıyan başka yazarlar kendisini bambaşka resmetmişlerdir. Öte yandan, o zamanlar Lope’nin Giron ailesinden gelen Osuna dükü olduğunu unutmamız gerekir. Dolayısıyla yazarın bu aileyi göklere çıkarıp düşmanlarına kötü bir imaj çizmesi mantıklı bulunabilir.

>

Lupe, eserin dayandığı zaman diliminde henüz mutlak karliyete geçilmemiş olsa da onun özelliklerini resmetmiş ve seyircisinin görmek istediğini yaparak 17. yüzyılda hakim olan devlet ideolojisini 15.yüzyıla getirmiş ve onu her şeyin üzerinde tutmuştur. Ona göre, Fuenteovejuna sakinlerini bir tirana karşı geldikleri için başkaldıran devrimciler olarak görmemeliyiz. Lope’nin Fuentevejuna’sındaki zengin köylülerin derdi başkadır. Krallarına itaat, şerefin yüksek bir değer olması ve derebeyine sadakatin üzerinde bir adalet anlayışı.

>

*Kaynak metinde “tio tio” ve “judio judio” olarak geçen uyak Türçeye “git git” ve “cik cik” olarak çevrilmiştir. “pio” sözcüğüne gönderme yapılarak kuşların kış koşullarında yiyecek bulmak için insanlara yaklaşması “amca,arkadaş” anlamındaki “tio” sözcüğüyle verilmiştir. Havalar düzeldikten sonra kuşların insanlara ihtiyacının kalmaması ise Yahudi anlamında gelen ve hakaret niteliği taşıyan “judio” sözcüğü ile ifade edilmiştir.

>

Felsefeden anlamam ben; zaten bihaberim alfabeden, Ama evrendeki dört ana unsur, Öfke, hüzün, sükunet ve tutku, yaşıyorsa sonsuz bir çatışma içinde, ve bunlardan besleniyorsa bedenlerimiz, açık aslında dediklerim. *Antik tunan’daki Humoral Patoloji Teorisi’ne gönderme yapılmaktadır. Bu teori, Dört Sıvı Kıramı olarak da bilinir. Buna göre evrendeki 4 elemente (hava,su,ateş,toprak) denk gelen dört sıvının (kan,balgam,safra,kara safra) insan bedeninde dengede olması sağlık göstergesi olarak kabul edilir.