Gerçekten de Farabi’nin tüm düşünce sistemini yöneten iki ana temel inancı veya postulatı mevcuttur. Bunlar bilindiği gibi, gerçek filazoflar arasında ciddi görüş farklılıklarının olmayacağı, doğru bir şekilde anlaşılan dinle gerçek felsefe arasında bir çatışma olmayacağıdır.
İdeal Devlet
·9 quotes
Farabi’ye göre felsefe, İslam’ın en üstün, en doğru, en mükemmel anlama biçimi ve seviyesidir.
Fıkıh, yasa koyucunun, yani Allah’ın haklarında açııkça belirtmediği özel şeyler hakkında, Peygamber’in açıkça belirttiği ve değerlendirdiği şeylere bakarak tespit yapan bir disiplindir.
Ma’kul (intelligible): Mahsus, yani duygulanabilir olanın tersi olarak, akıl ile bilinebilen demektir.
Nitekim ışık bu görünen şeylerin ilki, en güzeli ve en parlağıdır, diğer görünen şeyler onun sayesinde görünürler.
Maddeden tamamen sıyrıldığımız zaman, zihinlerimizde İlk Olan’a ait kavrayışımız olacaktır.
İnsan varlığa geldiğinde onda ortaya çıkan ilk şey, kendisiyle beslediği kuvvet, yani besleyici kuvvettir. Bundan sonra kendisiyle sıcaklık, soğukluk ve benzerleri gibi dokunma ile ilgili nesneleri(malmus) duyduğu kuvvet, kendisi ile sesleri duyduğu kuvvet, kendisi ile renkler ve ışıklar gibi bütün görülen şeyleri duyduğu kuvvet ortaya çıkar. Duyularla(havas) birlikte bir başka kubbet ortaya çıkar ki, bu duyulan şeylerle ilgili olarak onları isteme veya onlardan kaçınma gönülde onda bir arzu uyandıran(nuzer) kuvvettir.
Bir şeyin arzu edilmesi veya bir şeyden hoşlanılmamasının aracı olma kuvvetine gelince, onun da bir amir kuvveti ve hizmetkarları vardır. Bu kuvvet, iradeyi meydana getiren kuvvettir. Çünkü irade, duygusal algı, tahayyül veya akıl kuvvetiyle idrak edilen bir şeyden doğan ve ona yönelen arzu ve bu şeyin kabul mu edilmesi, yoksa ret mi edilmesi gerektiği üzerinde bir karar vermektedir.
İnsandaki akılsallar, onun mükemmeliyetini tamamlamadaki ilk aşamayı teşkil eder. Ancak bu akılsallar onun sadece mükemmelleşmenin tamamlanacak nihayete ulaşmasında kullanmak üzere verilmişlerdir. Bu nihai mükemmellik ise, mutluluktur. Mutluluk, insan ruhunun varlık bakımından, güç alacağı bir maddeye ihtiyaç duymadığı bir mükemmellik derecesine ulaşmasıdır. Çünkü o bu noktada cisim dışı ve maddeden bağımsız tözler grubuna dahil olur ve ebediyyen bu durumda kalır. Ancak mertebesi Faal Akıl’dan aşağıdadır.