Böylece, van Vexküll, yeni bir kavram ortaya atmıştı: Dünyanın görebildiğin bölümü umwelt (çevre, çevreleyen dünya), daha büyük olan gerçeklik ise (böyle bir şey varsa) umgebung olarak adlandırılıyordu.
Incognito
·9 quotes
Bir şey ne kadar doğal ve kolay görünürse, gerçekte durum o kadar tersidir.
E pluribus unum: Çoktan gelir tek
“Problemi çözmenin en akıllıca yolu nedir?” sorusunu bir kenara bırakıp, “Bu problemi çözmek için örtüşen birden fazla sayıda yol var mıdır?” sorusunun üstüne gitmektir.
Eğer beyinlerimiz anlaşılabilecek kadar basit olsaydı bizler onu anlayacak kadar akıllı olamazdır.
Bildiğimiz kadarıyla, gezegende kendi programlama dilini çözme oyununa bodoslama dalacak kadar karmaşık tek sistemi oluşturuyoruz.
Bilinçli zihin, beyin etkinliklerinin merkezinde değildir; aksine kıyıda köşede, etkinliğin ancak fısıltılarını duyabileceği kadar uzak bir konuma yerleşmiş durumdadır.
“Hissedilemez cisimcikler doğal bilimler için ne kadar önemliyse, hissedilemez algılar da (insan zihiniyle ilgili bilimler için) o kadar önemlidir” sonucu varmıştı Leibniz.
İnsan nasıl olur da kendine öfkelenebilir? Bu durumda tam olarak kim kime kızar? Sır vermek bize neden bu kadar cazip gelir?