Afet İnan Türkler islam dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Bu da kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine tesir etmedi. Bilakis, Türk milletinin milli bağlarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, şamil bir ümmet siyaseti idi.
Medeni Bilgiler
·6 quotes
Alman milliyeti, Napolyona karşı muharebelerden; İspanya milliyeti Magribilerle mücadelelerden doğdu. Eski küçük Yunan hükümetleri İranlılarla mukabele için birleştikten sonra Yunan milliyeti başlar. Son inkilar senelerinde birliğin husulünde kuvvetin ve muharebe halinde bulunmanın tesiri mühimdir. Bu malumata göre, muharebe kavimlerin birleşmesinde en kuvvetli bir amildir.
Zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan; Beraber yaşamak hususunda müşterek arzu ve muvafakatte samimi olan; Ve sahip olunan mirasın muhafazasına beraber devam hususunda iradeleri müşterek olan insanların birleşmesinden vücuda gelen cemiyete millet namı verilir.
Maziden müşterek zafer ve yeis mirası; İstikbalde tahakkuk ettirilecek aynı program; Beraber sevinmiş olmak, beraber aynı umutları beşlemiş olmak.
Hal, salahiyet dediğimiz zaman hemen aynı şeyleri anladığımız gibi vazife, mecburiyet, mükellefiyet, vecibe, borç da birbirinden ayrılmayan şeylerdir. Anlıyoruz ki, hakkın bulunduğu yerde vazife ve vazifenin bulunduğu yerde hak vardır.
İnsanlar içtimai hayatta haklardan ve vazifelerden örüşmüş bir şebeke içinde tasavvur olunabilir. İnsanlar, insan kaldıkça bu şebekelerden çıkamazlar. Şunu da bilmelidir ki, bu söylediğimiz esas, insaniyetin tarihine nispetle yenidir ve hatta denebilir ki, bu esas istenildiği derecede tam, kat’i,mutlak olarak bütün insaniyetin ruhuna henüz girmemiştir.