Her hususta tatmin edilmesi en zor kişiler dahi, genellikle sahip oldukları sağduyudan fazlasını istemez. “Sağduyu”’ya “akıl” şeklinde tanımlanan iyi yargılamanın ve doğruyu yanlıştan ayırt edebilme becerisinin tüm insalığı eşit dağıtıldığının göstergesidir. Dolayısıyla düşüncelerimizin çeşitliliği, bir kısmının diğerlerinden daha fazla mantık içermesinden değil, bunları farklı yönlerden ele almamızdan ve aynı şeyleri düşünmediğimiz gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Güçlü bir zihne sahip olmak yeterli değildir, önemli olan onu kullanabilmektir. En büyük erdemlere muktedir yüce zihinlerin aynı zamanda en soysuz ahlaksızlıklara zaafı vardır.
Yöntem Üzerine Konuşma
·8 quotes
Dünya iki farklı akıl yapısına bürünmüştür. İlki kendilerini olduklarından daha becerikli atfederek çok kararlar alan ve tüm yargılarını belirli bir düzene tedbir içerisinde yönetmek için sabrı olmayanlardır. İkincilerse doğruyu yanlıştan ayırt etmede kendilerini eğitebilen başkalarına göre daha az yetenekli olduklarına karar verecek kadar akla ve alçakgönüllülüğe sahip olduklarından, daha iyilerini aramaktansa başkalarının görüşlerini benimsemekten memnun kalırlar.
Çok sayıda yasa, sıklıkla kötülere bahane sunar.
4 kuralın bana yeteceğine inandım: 1.’si, doğrulundan emin olmadığım hiçbir şeyi kabullenmemekti. Tüm şüphe ihtimalini dışarıda tutarak kendini açıkça sunanlardan başkasını tanımamaktı. 2.’si, zorlukların her birini mümkün olduğunca çok ve gerekli parçaya ayırıp en iyi çözümlenecek duruma getirmekti. 3.’sü, bilinmesi en basit nesnelerden başlayıp yavaş yavaş ve adım adım ilerleyerek en karmaşık bilgilerin seviyesine yükselmek için düşüncelerimi belirli düzende yönetmek, doğal olarak birbirini takip etmeseler dahi bir sıra oluşturmaktı. 4.’sü, hiçbir şeyin atlanmadığından emin olana dek eksiksiz sayımlar yapmak ve gözden geçirmekti.
İki taraf da kazanmaya çalışırken nedenlerini ve sonuçlarını tartmak yerine, hakiki görüneni değerlendirmeye çalışır. Bu nedenle uzun süre avukatlık yapanlar, iyi birer yargıç olamazlar.
İnsan bir şeyi başkasından öğrendiğini, kendi kendine öğrendiği bilgi kadar iyi kavrayıp benimseyemez. Bu durum o kadar doğrudur ki çok iyi kavrıyor görünen oldukça zeki insanlara bazı görüşlerimi detaylıca açıklayarak anlattığımda, bunları daha sonra tekrarlarken değiştirdiklerini fark ettim. Ellerinden çıkan yazılara ulaşamadığımız tüm eski filozoflara atfedilen abartılara hiç şaşırmıyorum ve kendi zamanlarının en üstün zihinleri olduklarını da göz önünde bulundurarak düşüncelerin mantık dışı olduğuna değil de bize yanlış aktarıldığına inanıyorum.
Kısacası, dünyada başkaları tarafından değil de onu başlatan kişi tarafından daha iyi tamamlanabilecek bir eser varsa o da benim üzerine çalıştığımdır.
Öyle ki dünyada en önemli ve halk için en faydalı şeyleri bulabileceği düşünülen biri yaşasaydı ve bu kişinin amacına ulaşabilmesi için tüm imkanlarıyla yardım etmeye çabalasalardı, ihtiyaç duyacağı deneylerin masrafını temin etmekten ve ayrıca başkalarının zamanını çalmasını önlemekten başka bir şey yapabileceklerini sanmıyorum. Ancak olağanüstü bir şey vadedecek kadar kendime güvenmediğim ve halkın çalışmalarına büyük ilgi göstereceğini hayal etmediğim gibi, hak etmediğime inanılan herhangi bir iyiliği kabul edecek kadar da ahlaksız ruhlu değilim.